'They' kimi ifade ediyor?

Anadili İngilizce olan kişinin cevabı
Rebecca
They your feelings(ruh halinizi), yani the girl's feelings(bir kadının ruh hali) anlamına gelir.

Rebecca
They your feelings(ruh halinizi), yani the girl's feelings(bir kadının ruh hali) anlamına gelir.
02/06
1
kick your buttsne anlama geliyor?
kick [someone's] buttbir şeyi kazanmak veya hükmetmek anlamına gelir. Daha rahat bir anlatım kick [someone's] ass. Hepsi yaygın olarak kullanılıyor! Örnek: I'll kick your butt in monopoly. (Size tam bir Monopoly ceketi vereceğim.) Örnek: She'll kick all your asses if she finds out what you did! (Ne yaptığınızı öğrenirse, başınız büyük belaya girer!)
2
Günlük konuşmalarda my eyes yerine themkullanmak yaygın mı?
Evet evet! Ancak, daha önce bahsedilmeliydi. Herhangi bir bağlam olmadan sadece eyes themsöylerseniz, dinleyicilerinizin kafası karışabilir! Evet: A: I went to the eye doctor yesterday. (Dün göz doktoruna gittim.) B: Really? How were your eyes? (Gerçekten mi? A: They are okay. However, I'm going to need glasses. (Sorun değil, ama gözlük takmanız gerekecek.) Örnek: Her eyes are horrible. She needs to have them checked every year. (Göz rahatsızlığı kötü ve her yıl muayene olması gerekiyor)
3
the germsve germsarasındaki farkı bilmiyorum.
Belirli bir nesneye atıfta bulunmak için belirli bir makale Thekullanılır. Örnek: The germs on the apple made me sick. (Elmanın üzerindeki mikroplar beni hasta etti.) Germs are everywhere'daki germ thedeğildir, çünkü ne tür bir bakteri olduğu spesifik değildir.
4
trade inne anlama geliyor ve sadece trade demekten farklı mı?
Bu iyi bir nokta! Ticari bağlamda trade in, tradeile ilgili bir öbek fiilidir. Bu, eskiden kısmi ödeme olarak kullandığınız bir şeyi başka bir şeyle değiştirmek anlamına gelir. Yani sadece tradedemekten biraz farklı. Bu bağlamda, trade inbiraz daha rahat hale getirmek için kullanılır, ancak inkullanıp kullanmamanız pek fark etmez. Cümlenin anlamı pek değişmiyor. Örnek: I'd like to trade in this phone for a new one. (Bu telefonu yenisiyle değiştirmek istiyorum) Örnek: I traded in my free time in exchange for financial freedom. (Boş zamanımı ve finansal özgürlüğümü takas ettim)
5
Lütfen bana gooeyörnek bir cümle verin! Sadece yemek için mi kullanıyorsunuz?
Gooey, yumuşak veya yapışkan anlamına gelen bir sıfattır. Genellikle yiyeceğin dokusunu tanımlamak için kullanılır, ancak örneğin viskoz sıvıları tanımlamak için de kullanılabilir. Örnek: This glue is very gooey. (Bu yapıştırıcı çok yapışkandır.) Örnek: This mochi is very gooey, it's sticking to my teeth. (Bu mochi o kadar yumuşak ki dişlerinize yapışıyor) Örnek: Mix the cake ingredients together until it becomes a gooey paste. (Kek malzemelerini pürüzsüz bir macun elde edene kadar karıştırın)
İfadeyi bir testle tamamlayın!
İki saniyelik bir geri tepme hızına sahipler ve bir sonraki baş belası şeyi yapmaya geri dönüyorsunuz.